Perşembe, Mayıs 03, 2007

Neyzen'den

Neyzen Tevfik'ten birkaç beyit yazayım.

Metelik girdiği anda cebe, ten oldu çelik,
Doğru meyhaneye gittik, kafayı tütsüledik..
---------------
Daldan dala seken gönlüm serçe mi?
Yaktı beni Kel Ali'nin perçemi...
---------------
Her ne yap, yap becerip izzet-i nefsinle geçin,
Kimseden bekleme yardım, iki el bir baş için..
---------------
Üstüne alma, fakat dinle samur kürkçüyü sen,
Nasıl olsa kabahat sahibini terketmez..
---------------
Çözmemiştir, çözemez kimse varlık denilen kör düğümü,
Kainatı doğuran kahbe bilir iç yüzünü.
---------------
Bir çukurdan gelerek girmedeyiz bir çukura,
Önü zulmet, sonu zulmet .......yim gündüzünü!
---------------
Altmışından sonra reftarınla coşturdun beni,
Zerreyim ben, sen güneşlerle konuşturdun beni.


Bir de, dörtlük ekleyeyim:

Kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler;
Kimi hırsız, kimi alçak, kimi deyyus!. dediler...
Künyeni almak için partiye ettim telefon,
"Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus!" dediler!...

Hiç yorum yok: