"Lüzumlu Bilgiler" başlıklı yazılarımda önemli ve ilginç bulduğum alıntı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya çalışacağım. Hangi bilgiler mi? Hayat kurtarıcı, ders niteliğinde, başucu kitaplarında yer alması gereken vs.. vs.. bilgileri konu sınırlaması olmadan paylaşmaya çalışacağım. (Evet, Ramesses'ten özendim:)... Ama vallahi daha kapsamlı olacak. Yalnız onun engin bilgi dağarcığı ve paylaşımına ulaşma sözü vermiyorum, o biraz zor.) Ayrıca bu lüzumlu bilgilerin (doğruluğuna dikkat edilmekle birlikte) bazıları ciddi, bazıları da gayriciddi olacak, dikkatli olun... Bir de, başlığımın yanındaki sayıyı farketmiş ve bunun "1" olması gerektiğini, ilginçlik, marjinallik olsun diye yazıma böyle bir sayı verdiğimi düşünebilirsiniz. Fakat bu sayıyı belli bir mantıkla verdim. İleriki yazılarımda "Lüzumlu Bilgiler" yazılarımın numaralandırmasını nasıl yaptığımı açıklayacağım. Bekleyin...
Bu gece Oscarları (banttan) izledik. Bari, ilk lüzumlu bilgiler son yılların kült filmlerinden biriyle ilgili olsun: Dövüş Klübü (Fight Club). İzleyen ve hikayeyi bilen çoktur ama bilmeyenler varsa bu kelime öbeğinin üstüne bir tıklasın...
Film, aslında 1996'da yayınlanan Chuck Palahniuk'un aynı adlı romanından uyarlama. Çok asi, sert bir tüketim toplumu eleştirisi ve cidden çok iyi saptamaları var... Oscarları izledikten sonra nereden aklıma geldi bilmiyorum ama şöyle bir imdb'ye girip bakayım dedim ve filmde geçen (çerçevelenmesi gereken) sözleri tekrar okudum. Sonra bir de wikiquotes'tan okudum ve kendime hakim olamayıp bazılarını buraya aktarıyorum:
Önce filmin başındaki uyarı:
Pre Movie Warning: "If you are reading this then this warning is for you. Every word you read of this useless fine print is another second of your life. Don't you have better things to do? Is your life so empty that you honestly can't think of a better way to spend these moments? Or are you so impressed with authority that you give respect and creedence to all who claim it!? Do you read everything you're supposed to read? Do you think everything you're supposed to think? Buy what you're told you should want? Get out of your appartment. Meet a member of the opposite sex. Stop the excessive shopping and masturbation. Quit your job. Start a fight. Prove you're alive. If you don't claim your humanity you will become a statistic. You have been warned........Tyler."
Tyler Durden'dan:
"How much can you possibly know about yourself if you've never been in a fight? I don't want to die without any scars."
-- olay budur, bitmiştir... (deşarj olmak için de kullanılabilir!)
"It's only after we've lost everything that we're free to do anything."
-- antitezi bulunan bir babayiğit var mıdır?
"I say never be complete, I say stop being perfect, I say let's evolve, and let the chips fall where they may."
-- mükemmelliyetçilik (böyle bir kelime vardır umarım) zarar mı, yarar mı, ne kadar mükemmelliyetçilik?
"The things you own, end up owning you."
-- materyalistlere, "amanın trende uymalıyım, ille de bi Ipod'um olsun, (aynı kalitede ya da daha iyi olsa da) Zen men ya da başka bir şey almayayım" diyenlere bir eleştiri mi, yoksa uyarı mı acaba?
"You're not your job. You're not how much money you have in the bank. You're not the car you drive. You're not the contents of your wallet. You're not your fucking khakis. We are the all-singing, all-dancing crap of the world."
-- hmm, etrafımıza bir bakalım, büyük çoğunluğa hitap eder bence..
"I see all this potential, and I see us squandering it. God damn it, an entire generation pumping gas, waiting tables; slaves with white collars. Advertising has us chasing cars and clothes, working jobs we hate so we can buy shit we don't need. We're the middle children of history, man. No purpose or place. We have no Great War. No Great Depression. Our Great War's a spiritual war... our Great Depression is our lives. We've all been raised on television to believe that one day we'd all be millionaires, and movie gods, and rock stars. But we won't. And we're slowly learning that fact. And we're very, very pissed off."
-- açık açık söyleyin şimdi, kaç kere bir film yıldızı ya da rock yıldızı olmanın hayalini kurdunuz? milyonerlikle alakalı sorum yok, o hep hayalimiz zaten:)
Bir de aralarında karakterler arasında geçen dialoglardan birkaçı:
Narrator: When people think you're dying, they really, really listen to you, instead of just...
Marla Singer: - waiting for their turn to speak?
-- hayır diyen bir daha düşünsün..
Narrator: What are you talking about? This is not a fucking piece of evidence! This is a person! He's a friend of mine and you're not going to bury him in the fucking garden.
Angel Face: He was killed serving Project Mayhem, sir.
Narrator: This is Bob.
Steph: But in Project Mayhem, we have no names.
Narrator: No, listen to me. This is a man and he has a name, and it's Robert Paulson, ok?
Mechanic: Robert Paulson.
Narrator: He is dead now, because of us, alright? You understand that?
(everyone stares at Narrator)
Mechanic: I understand. In death, a member of Project Mayhem has a name. His name is Robert Paulson.
Steph: His name is Robert Paulson.
Narrator: Stop it! Shut up!
All Space Monkeys: His name is Robert Paulsen!
(louder)
All Space Monkeys: His name is Robert Paulsen! His name is Robert Paulsen!
Narrator: This is all over with!
-- bu bana biraz da filmin öz eleştirisi gibi geldi.. tekdüze yaşamından kurtulamaya çalışan ve topluma isyan eden insanlar anarşi yaratmaya çalışıyorlar, ama bunu yaratırken bireysel kimliklerini kaybedip sürü psikolojisiyle hareket ediyorlar.. sonuçta, tüketim toplumunda da sürü psikolojisi hakimdi.. eh tabi, bu insanlar gene aynı insanlar..
Daha görmediyseniz, Dövüş Klübü'nü seyretmeniz tavsiye edilir efenim...
NOT: En İyi Film'i Babel (Babil) kazanamadı, üzüldüm vallahi... Karşısındaki anlamak ve dünyaya, olaylara başkalarının bakış açısından da bakabilmek üzerine kurulu olan bu film, bence hem evrensel hem çok güncel, aynı zamanda da tarihsel bir konuyu aktarıyor. Filmin teması "If You Want to Be Understood... Listen". Güzel laf...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder