Tena'dan Amazon Havzasının içlerine uzanan birçok yeni asfaltlanmış yol mevcut. Çevrede sık sık nakit paranın büyüsüne kapılmış arazi sahiplerinin çıplak toprakları görünüyor. Zamanında bir hektarlık alanda 400'e varan değişik ağaç türünün yetiştiği bölgelerde bugün sığırlar otlamakta. Yerleşimciler eskiden otlaklara, tarlalara ve kulübelere yer aşmak için ağaç keser ve araziyi temizlermiş. Bugünse bir düğün ya da cenaze töreni düzenlemek, çocuklarının okul parasını denkleştirmek ya da DVD oynatıcı alabilmek için ormanları yok ediyorlar.
Kallari kooperatifi, testerenin saltanatına son vermek için kurulmuş. Hesapları, genç, iyi bakılmış kakao bitkileriyle bir hektar yağmur ormanından elde edilen ürünü 370 kilograma yükseltmek. Sonra da, hasadı tek merkezden sattıklarında piyasada birim başına elde edilen fiyatı arttırmayı amaçlıyorlar. Çiftçileri işlerinde desteklemek için 50000 hektarlık alanı kapsayan ekim bölgelerine danışmanlar yolluyor. Çiftçilere ağaçların nasıl budanacağı, hastalıklara karşı nasıl savaşılacağı anlatılıyor.
Bu arada, Ekvator Devlet Araştırma Enstitüsü kakao uzmanlarının açıklamasını pas geçmemek gerekiyor: "Mikroiklim, ağaç kesimleri yüzünden son 20 yılda önemli bir dönüşüm geçirdi. Ortalama sıcaklık bir derece arttı, yağış miktarı yarı yarıya azalarak 4000 milimetreden 1800 milimetreye düştü. Yağmur ormanları açısından olumsuz, ancak kakao bitkilerinde oluşan hastalıkların yayılmasını azalttığı için müspet bir durum."
Son olarak da GEO dergisinden bir alıntıyla bitirelim:
İnsanlar çikolataya bakınca, kakaosunun muz çalıları ve guava ağaçlarının yanında nasıl olgunlaştığını, bir yerli kadının onu yarım saatte bir güneşte çevirişini, Napo Irmağından yukarı taşınıp Andlar'ın üzerinden aşırılırken çekilen zahmetleri, gemiyle Panama Kanalı'ndan geçirilip Rotterdam'ın yük limanına indirilişini, sonunda da bir çikolatacının konç makinesinde nasıl kaliteli çikolataya dönüştüğünü bilmeyecek.Bunları bilenler de her ısırışta çikolatanın tadına daha çok varacak.
Not: Konç makinesi, şeker, vanilya ve kakaonun karıştırılıp ağdalı, aromatik bir kütle haline geldiği makine. Bu makineyi, 1879'da ilk çikolata üreticilerinden Rodolphe Lindt icat etmiş.
Not 2: Çikolata ("Chocolate") kelimesi, Azteklerin Nahuatl dilinden geliyor. Nahuatl dilinde bu kelime xocolatl olarak geçiyor. Ayrıca, ilk çikolata yenmiyor, içiliyormuş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder