Pazartesi, Ağustos 06, 2007

Tarihten İki Not

Abdülaziz devrinde Keçecizade Mehmed Fuad Paşa sadrazam iken vezirlerden Hamdi Paşa haksız bir muamelesinden dolayı mahkemeye verilmişti. Bu, bir vezirin mahkemeye ilk verilişi idi. Hamdi Paşa bundan fena helda alınıp şikayet etmek üzere Babıali'ye gitti. Lakin, Fuad Paşa kendisini son derece soğuk karşıladı ve hatta yanına girdiği zaman ayağa bile kalkmadı. Hamdi Paşa, buna büsbütün içerleyerek sert bir sesle:
- Efendim, evvelce vezirlerden biri Babıali'ye gelince Sadrazamlar tarafından binek taşında karşılanırdı, dedi.
Fuad Paşa, soğukkanlılığını koruyarak cevap verdi:
- Evet öyle. Lakin aynı sadrazamlar o zamanlar haksızlık eden vezirlerin o binek taşının önünde boyunlarını da vurdururlardı.

------------------------------------------------------------------------------

Hristiyan Katolik inanışına göre, dünya, kainatın merkeziydi. Bunun aksini ileri sürenler dinsizlikle itham olunarak mahkemeye verilirdi. Kilise, bu sırada hakimlere, mesela sihirbazlara yapıldığı gibi, bunlar hakkında mümkün olduğu kadar yumuşak davranılmasını ve kan dökülmeden cezalandırılmalarını rica ederdi. Bu ise aslında, diri diri yakılmak demekti. İşte bu yüzden, dünyanın kainatın merkezi olmadığını ve kainatta başka dünyalar da bulunduğunu ileri süren Giordano Bruno adlı düşünür 1600 yılının Şubat ayında Roma'da diri diri yakılmak suretiyle idam olunmuştur. Düşünür, "bilimin ilk şehidi" olarak kabul edilebilir.

Hiç yorum yok: