Pazartesi, Şubat 19, 2007

Hoşgeldiniz


Zeyrek, sevgili ve bir o kadar da saygıdeğer yazarlar (ve de okuyucular),


HOŞGELDİNİZ..

Blogumuzun işleyişini ve düzenini pek çoğunuzla konuşmuş olsak da gene de yazılı, manifestomsu bir başlangıç mesajı atmak gerekiyor. Hem dışarıdan gelen okuyucuya da blogumuzun nasıl işleyeceği konusunda bilgi vermiş oluruz. Gerçi, şimdilik pek okuyucu çekmeyeceğimizi ve blog zenginleşince okuyucu sayımız artsa bile bu mesaja pek bakacaklarını düşünemeyiz, fakat önemli olan bu değil zaten. Hemen hemen her kitabın bir önsözü bulunur. İşte, bu mesaj da bizim blogumuzun önsözü olacak. Önsözler, kitabın yazımı tamamlandıktan sonra yazılır ve okuyucuya kitabı okurken bir yol haritası teşkil eder. Bizim önsözümüzün ise yazarlarımız için bir yol haritası işlevi göreceğini düşünüyorum. Yalnız, kitapların önsözlerini bazen okumayız ve zaten bağlayıcı nitelikte de değillerdir, okumasak da olur. Aslında bizimki de öyle diyebiliriz. Yani, bu yazı daha çok, Parşömenimizin özgür ortamında, başlangıç için tavsiyeler, ipuçları içeriyor.

Parşömenimiz, önceden konuştuğumuz gibi ve sloganımızda da yazdığı üzere "her şey hakkında serbest yazılar" felsefesi üstüne kurulu. Tamamen özgürlük içeren parşömenimizde istediğimiz konu hakkında, istediğimiz şekilde, istediğimiz uzunlukta yazacağız. Her hafta değişik bir konu seçebiliriz ya da devamlı aynı konu hakkında yazabiliriz. Bir gün çok kısa yazıp öteki gün sayfalarca yazabiliriz. Ya da her zaman kısa veya uzun olabilir yazımız. Köşe yazarları gibi aynı anda birkaç konudan bahsedebiliriz. Bu, tamamen yazarın inisiyatifine bağlı. Yazarın yazmak için ekstra bir şeyler araştırmasına da gerek yok (isterse tabii ki yapabilir, bayağı iyi sonuç lar alabilir). Olay, aslında beynimizden geçenleri (etrafımızda gördüklerimizi, gazetelerde okuduklarımızı, ilgilendiğimiz konuları, hobilerimizi, seyahat ettiğimiz yerleri, hatta günlük yaptığımız işlerin ilginç bir şekilde anlatımını vs..) kağıda (bloga:)) dökmek. Bir anlamda beyin meditasyonu yapmak, rahatlamak. Ayrıca, istediğimiz sıklıkta yazacağız. Yalnız, mesajımızı konusuz göndermemeye çalışalım, mesajımızın altındaki "label" kutucuğuna bir ya da birden çok konu yazalım (konu bulamıyorsak konusuz yazalım).

Başka bir noktaya değinmek gerekirse, Parşömenimizin çeşitlilik içermesi de amaçlarımızdan bir tanesi olursa geniş ve zengin bir blog topluluğu olabiliriz. Bu, aynı konu hakkında yazı yazmamaya çalışalım anlamına gelmiyor. Aynı konuyla ilgili aynı bakış açısı yerine farklı bakış açılarından yazmamız zaten bilgi ve/veya fikir çeşitliliği sağlayacaktır. Yalnız, önceden yazılmış bir yazıyla fikirlerimiz genelde örtüşüyor diyelim. Fakat, o yazıya bir şeyler eklemek istiyor ya da bazı noktalarında yanlışlıklar görüp bunları düzeltmek istiyorsak, bunu ilgili yazıya yorum yazarak, yazara mesaj çekerek, moderatör aracılığıyla yazara erişerek veya apayrı yaratıcı yöntemlerle yapabiliriz.

Yazı uzumaya başladı, sadede gelip bitireyim:) Parşömenimiz, her şey hakkında serbest yazılarımızla ve yazarlarımızla özgür bir blog ortamı olacak. Bu mesaj da başlangıç için bir yol haritası gibi görünse de daha çok tavsiye niteliğinde. Ama, blogumuzun asıl gidişatı biz yazarlar ve yazılarımızla kendini belli edecek, Parşömenimiz bizi yönlendirecek. Umarım, zaman geçtikçe, elimizde birçok yol haritamız olacak ve dinamik blogumuz çeşitliliğiyle ve bilgi ya da fikir dağarcığıyla zenginliğe ulaşacak.

Saygılar..

2 yorum:

Ali Oğuz Bozkurt dedi ki...

Şimdiden hayırlı uğurlu olsun.

Adsız dedi ki...

Her şeyin yolunda gitmesi dileğiyle. Güzel olacak gibi yav :)