Şu sıralar hep İlkçağ'dan gidiyorum sanırım; bu sefer uğrayacağım yer Mezopotamya'nın kalbi Babil...
Şu sıralar filmiyle de gündemde olan İlkçağ'ın Yedi Harikası arasında yer alan Asma Bahçeleri'yle ünlü bu şehir, aynı zamanda bir efsaneye de konu olmuştur... Babil Kulesi'ne.
Hikayeyi az çok biliriz: İnsanlar Tanrı'ya ulaşmak isterler, gökteki Tanrı'ya ulaşmak için de bir kule yapmaya girişirler. Tanrı da bunu engelleyebilmek için inşaat yarılandığı sırada birden herkesin konuştuğu dili öyle bir karıştırır ki kimse birbirini anlamaz olur ve inşaat yarım kalır...
Gelelim bu efsanenin kaynağı olan yapıya: Evet, Babil Kulesi gerçekten var olan bir yapı, ancak akıbeti burdakinden çok farklı olduğu kesin... Babil Kulesi, aslında şehrin ortalarına doğru, nehir kıyısına yakın yerde inşaa edilmiş Etemenanki adındaki bir ziggurattan (basamaklı piramit) başka bir şey değildir ve Marduk'a adanmış tapınak kompleksi Esagila'nın bir parçasıdır. Yüksekliğinin 91 metre olduğu sanılıyor... yani dönemi için fazlasıyla yüksek.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
Kulenin bu hikayesi sanırım tevratta geçiyordu (başka kitaplarda da geçiyor olabilir).. etemenanki hangi mezopotamya devleti tarafından yapılmıştı peki? sümer, akad ya da babilden bir tanesinin yaptığı kesin olduğuna göre babil kulesi hikayesinin eski mezopotamya mitolojisinde de yer aldığını düşünebiliriz sanırsam.. ve bunu da tevratın bu mitolojiden esinlenmesinin bir örneği olarak gösterebilir miyiz? başka örnekler de mevcut sanırım.. muazzez ilmiye çığ (ünlü ve sağlam sümerologlardan) okuyan varsa bilir..
not: babil filmi en iyi film oscarı alacak, gidilmesi tavsiye edilir:))
Yorum Gönder