Bildiğiniz üzere geçen hafta (Türkiye'de ve dünyada çok popüler olan) Youtube sitesine Türkiye'de mahkeme kararıyla erişim yasağı getirildi. Bunu (bir tür) sansür olarak da yorumlayabiliriz. RTÜK'ün sansürcü yaklaşımından uzun süre geçmeden bu yasak getirildi. Olay, dünya basınında ve internet forumlarında da büyük yankı uyandırdı. Bu erişim yasağı hikayesini şöyle bir inceleyelim...
Neden erişim yasağı getirildi? Yunan milliyetçisi bir Youtube kullanıcısı "kemal gay turk" adında Atatürk'ün resmi üzerine çiçek, böcek gibi türlü motifler koyup sanki onun ağzından çıkmışçasına "Hi, I'm Kemal, gay Kemal.." gibi sözler söyleten bir videoyu Youtube'a koyması üzerine getirildi erişim yasağı. Aynı kullanıcı farklı bir takma adla daha önce siteye gene aynı videoyu koymuş, ama video yoğun tepki üzerine kaldırılmıştı. Peki yeniden konan videoya tepki yok muydu? Vardı, daha yoğun bir tepki vardı. Hatta bazı internet haber siteleri özellikle videonun kaldırılması için kampanya başlattılar ve sitelerini ziyaret edenlere manşet haber olarak videoyu protesto etmeleri için çağrıda bulundular. E-posta zincirleri yoluyla protesto kampanyası yahoo, google gruplarında da yer aldı. Videoyu karalayan birçok yorum atıldı, videoya cevap veren ve Rumları gay olarak gösterip kötüleyen birçok video konuldu siteye.
Erişim yasağının dünyada nasıl duyuruldu? Haber organları, erişim yasağını haber başlıklarından biri olarak duyurdu. BBC'de, International Herald Tribune'de ve daha birçok haber organında günün en önemli haberlerinden biri olarak geçildi. Yalnız, burada bir şeye dikkat çekmek gerekiyor: Bu haber organları, Youtube'a erişim yasağından bahsederken konuyu hemen 301. maddeyle bağlantılandırdılar. Haberleri sonuna kadar okursanız göreceksiniz ki çoğu haberin sonunda Türkiye'de 301. maddenin ifade özgürlüğüne kısıtlama getirdiği söylenildi ve Türkiye bundan dolayı eleştirildi:
"The European Union, which Turkey is hoping to join, has long called for an easing of Article 301 - the law which prevents insults to Turkish culture - arguing that the law places severe restrictions on free speech in Turkey." -- BBC News
"The European Commission, the executive branch of the EU, has been particularly concerned by Article 301, which attracted global criticism last year when Pamuk was put on trial for telling a Swiss newspaper that more than a million Armenians were massacred by Ottoman Turks during World War I." -- IHT
Bu arada ilginç bir haber de Kürt kaynaklı sitelerden bazılarından geldi: Türkiye, Youtube ve ayrıca Kürt sitelere girişi yasakladı diye... Bu haber dünya medyasında pek yankı bulmadı, çünkü gerçeği yansıtmıyordu. (Şahsen, aşırı kuşkucu arkadaşınız ben, Youtube'un sansürlendiği gün bu sitelere girmeyi denedim ve PKK'nın web siteleri dahil hepsinde başarıyla dolaşabildim.)
Bunların dışında yasak dünyada haber organları yanında internet forumlarında da önemli bir haber haline geldi ve büyük tepki çekti.
Youtube'a (ya da Internet'e belli oranda) erişim yasağının başka ülkelerde örnekleri var mı? Bu konuda çok güzel bir haber var, buraya koymak istiyorum. Burada, bir ekleme yapmak gerekiyor: Çin'in yaptığı söylenilen sansürlerin bazılarının geçici olduğunu biliyorum. Haberde belirtilen sansürlerin hepsi geçmiş ya da şimdiki zamanda gerçekleşmişti. Bu sansürlerin bazıları belli bir süre için yürürlükte kaldı, sonra kalktı. Yalnız, hala Çin'in bazı Internet sitelerine sansür uygulamaya devam ettiği (haberde geçen sitelerin bazıları da dahil) bilinmekte. Daha fazla bilgi için Açık Net İnsiyatifi'nin sayfasına bakınız.
Ayrıca, Brezilya'da Youtube'a uygulanan sansürle Türkiye'dekinin benzerliğine dikkat çekmek isterim. (Haberdeki "Brezilya" başlığı altındaki bölüme tekrar bakalım bir...)
Yasağa Türkiye'den nasıl tepkiler geldi? Türkiye'de de yasak olumsuz tepkilerle karşılaştı. Olumlu tepkiler mevcut olabilir tabii, ama onlar haber olmadığı için olumsuz tepkilere oranlarını bilemeyeceğiz. (Bulunduğum e-posta gruplarından ve çevremden gelen olumsuz tepkilere olumlu tepkilere basar durumdaydı ama bu durum bütün Türkiye'ye yansıtamayacağı için gene de tepkilerin oranını bilemeyiz. Ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye'nin yüzde on civarında nüfusu Internet'i kullanıyor.) Olumsuz tepkilere örnekler: NTVMSNBC'den (1, 2)... Göründüğü gibi yasağı protesto eden ve yasağa karşı imza kampanyası yapan bir site de açılmış arada: www.youtubeyasagi.com (artık sitede, yasak kalktığı için, başka bir içerik yer alıyor).
Yasak siteye erişimi tamamen engelleyebildi mi? Bu sorunun yanıtı hayır... Şöyle ki Türk Telekom hizmetleriyle dışındaki özel internet sunucularıyla Internet'e bağlananlar Youtube'a erişebildi. Türk Telekom'la nete bağlananlar sitenin Internet adresini web tarayıcılarına yazdıklarında siteye erişemediler, fakat farklı yöntemlerle Youtube'a erişebilenler oldu (erişebilmek mümkündü): IP numarası yoluyla ya da vekil sunucu (proxy) kullanarak (benim yazmadığım, bilmediğim yöntemler mevcut olabilir)...
Yasak ne zaman kaldırıldı, haberlerde nasıl duyuldu? Youtube yasağı iki gün sonra, 9 Mart Cuma günü kaldırıldı.Yasağın kaldırılması da dünya medyasında (yasak kadar olmasa da) yer buldu: Yahoo'da, Softpedia'da...
Bu konudaki yorumum nedir peki?... Youtube dünyada milyonlarca kullanıcısı olan bir site. Siteye her gün çok güzel videolar eklenirken ayrıca (azınlıkta olsa da) aşağılayıcı, hareket , pornografik veya lisansı gereğince eklenmemesi gereken videolar da eklenmekte. İşte bu nedenle, Youtube (ve Google) birçok davayla uğraştı, uğraşmaya da devam ediyor. Youtube'un siteye eklenen videolarla ilgili kontrol mekanizması da mevcut tabii ki. Siteyi ziyaret edenler Youtube'a mesaj atarak ya da videonun altındaki Flag as Inappropriate butonuyla herhangi bir videonun siteden kaldırılmasını talep edebiliyor. Youtube da gelen tepkilere göre ilgili videoyu kaldırabiliyor. Yukarıda bahsettiğimiz olaya gelirsek...
Yunanlı olduğu sanılan kullanıcı Atatürk'e homo diyip onunla ucuz şekilde alay eden videoyu Youtube'a koymasının ardından gelen tepkiler üzerine site videoyu kaldırdı. Daha sonra, aynı kullanıcı farklı bir adla hesap açıp siteye tekrar aynı videoyu koydu. Bunun üzerine yukarıda da anlattığım gibi tepki çok büyüdü ve mahkemeye kadar intikal etti. Mahkemenin Youtube'un ilgili videoyu kaldırması ve bundan sonra Atatürk'e hareket içeren videoların konulmasını denetlemesi kararı isabetli olmuş... Youtube, bundan sonra ilgili konuyu içeren videoları kontrol etmede çok daha dikkatli olacak kanaatimce. Olmalı da zaten, çünkü bu saçma videolar özellikle Türkiye'de çok infiale yol açıyor. Ayrıca, Youtube bu tür videoları denetlemede yasal olarak da yükümlülük altına alınmış oldu mahkeme kararıyla birlikte. Ancak... 2 günlük erişim yasağı kararına şiddetle muhalefet etmekteydim, hala da etmekteyim. Akıl almaz bir karar bence. Kararı irdelersek... İlk olarak, karar Türkiye'yi kapsıyor, ama Türkiye'nin bütün internet kullanıcılarını değil, sadece Türk Telekom kullanıcılarını. İkinci olarak, video erişim yasağı boyunca sitede duruyor ve istisnalar (Internet'te kısmi sansür uygulayan ülkeler) hariç bütün dünya videoyu izleyebilirken sadece biz izleyemiyoruz. Üçüncü olarak, yukarıda da anlattığım gibi kararı delmek çok da zor değil. Internet'ten aratın, forumlara girin, en basitinden ekşisözlüğe girin ve Youtube'a erişim yasağını delmenin tüyolarını kolayca öğrenin. Bir de zaten mahkeme çabucak karar verdi ve Youtube'a kararın ulaşmasıyla ve videonun siteden kaldırılmasıyla birlikte 2 gün sonra yasak da kalktı. Gerek var mıydı erişimi kapatmaya? Peki ne yapılabilirdi? Mahkeme, bütün işlemlerini aynen gerçekleştirebilirdi, erişim yasağı hariç. Bu komik yasağın savunulacak bir tarafı, üzgünüm ama, cidden yok.
Peki bir de olaya hukukçuların ve mahkemenin açısından bakalım. Ceza Mahkemeleri'nde hukukçu bir arkadaşımdan öğrendiğime göre hakimler inisiyatiflerini kullanma alanı çok dar ve yazılı kanuna uymak zorundalar. Yani, aslında bu erişim yasağı kararı mevcut kanunda yer alan maddelerden dolayı da ortaya konmuş olabilir. O zaman ne yapmalı? Gerçi, hukuk ve Türkiye'deki bilişim kanunları konusunda çok fazla bilgim olduğu söylenemez. Ama bir yerde yanlış ya da eksik kanun maddeleri varsa onlar değiştirilmelidir diye düşünüyorum. Gelecekte böyle saçma kararların alınmaması adına yapılmalı... Yalnız, tekrar belirtmek gerekirse bu paragrafta yazdıklarım tamamen bir varsayım. Böyle bir yasa olmayabilir, erişim yasağı belli bir yasaya göre alınmamış olabilir. Neyse, söylemek istediklerimi zaten söylemiş bulunmuştum.
Perşembe, Mart 15, 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder