"Kızılderililer sizin yollarınızı, sizin adetlerinizi anlamazlar. Çayırlarda çürüyen binlerce buffalo gördüm. Beyaz adamın, geçerken dumanlı demir attan vurup bıraktığı ve ne amaçla öldürdüğünü hala anlayamadığım binlerce buffalo.. Ben vahşiyim ve dumanlı demir atın buffalodan nasıl daha önemli olabileceğini anlayamıyorum!.. Biz vahşi olduğumuz için buffaloyu yalnız aç kalmamak için öldürürüz. Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer tüm hayvanlar yok olsaydı, insan ruhu o büyük yalnızlığa dayanamaz ölürdü.
Ayakları altındaki toprakların, büyük babalarımızın külleri olduğunu, çocuklarınıza öğretmelisiniz. Toprağın, akrabalarımızın yaşamlarıyla dolu olduğunu çocuklarınıza söyleyiniz. Böylece toprağa saygı duyarlar. Bizim çocuklarımıza öğrettiğimizi, siz de kendi çocuklarınıza öğretin. Dünya anamızdır. Dünyaya ne kötülük olursa, oğullarına da aynı kötülük olur. Eğer insanlar yere tükürürlerse, kendi yüzlerine tükürürler. Biz bunları biliyoruz. Dünya insanlara ait değildir. İnsanlar dünyaya aittir. Bütün herşey, aileyi bağlayan kan bağı gibi, birbirine bağlıdır.
Halkım için ayrılan bölgeye gitme önerinizi düşüneceğiz. Ayrı ve barış içinde yaşayacağız. Geri kalan günlerimizi nerede geçireceğimiz o kadar önemli değil artık. Çocuklarımız babalarının aşağılandığını gördüler. Kalan günlerimiz çok olmayacak. Bir zamanlar sizin gibi güçlü olanların ve ormanlarda özgürce dolaşanların mezarları da kalmayacak. Onları anmak ve yaslarını tutmak için bir zamanlar bu dünyada yaşamış olanların çocukları da kalmayacak... Bunun için neden yas tutalım? Kabileleri insanlar yapar. İnsanlar gidince, kabileler de olmaz. Kızılderili de yok olur. Tıpkı denizin dalgaları gibi, insanlar gelir ve insanlar gider. Şimdi de, sanki arkadaşıymış gibi kendisiyle konuşabilen Tanrısıyla birlikte Beyaz Adam gelmiştir. Bildiğim bir şey var ki, belki beyaz adam da bunu keşfedecektir. Siz nasıl şimdi bizim toprağımıza sahip çıkmak istiyorsanız ve sonunda sahip olduğunuza inanacaksanız, aynı şekilde tanrınıza da sahip olduğunuza inanıyorsunuz. Ama hiçbir zaman olamayacaksınız. Eğer tanrı sizin anlattığınız gibi gerçek tanrı ise, sevecenliği yalnız beyaz adama ait olamaz. Beyazlar da bir gün diğerleri gibi geçip gideceklerdir. Tıpkı denizin dalgaları gibi.
Yatağına pislik yığmaya devam eden, bir gece kendi pisliğinde boğulacaktır. Son, bize bir sırdır. Sizin getirdiğiniz gibi bir sonu biz anlayamıyoruz...
(devam edecek)...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder