Cumartesi, Nisan 07, 2007

Osmanlı, üçüncü Roma mı?

"Osmanlı İmparatorluğu, üçüncü Roma İmparatorluğu'dur". Ünlü bir tarihçimizden alıntı yaptığım bu söz tartışmaya açık bir söz aslında. Peki tarihçimiz, bunu söylerken ne düşünüyor? Neden böyle bir laf ediyor? Kendisinden dinleyelim (okuyalım:))...
Osmanlı İmparatorluğu'nda kurulan toprak idaresi ve başkentinin yönetimi, şaşılacak derecede klasik pagan ve Hristiyan Roma (Bizans) ile benzerlikler gösterir. Osmanlı, tarihteki üçüncü ve "Müslüman" Roma'dır. Kendine özgü yapısı da, mesela tarikatler halinde örgütlenen cemiyet hayatı ve etnik-dini grupların kompartımanlar halinde örgütlendiği "millet" teşkilatıdır.

Batı dünyasında Osmanlı için Ottoman Empire sözcüğünün yanı sıra Türk İmparatorluğu da derler:

Garplılar devlete "Osmanlı" demezler, "Türk İmparatorluğu" adını kullanırlar ve bu isimlendirme de Türklerin İmparatorlukta egemen bir grup ve başrol oyuncusu olduğunu gösterir. Osmanlı İmparatorluğu için Türkçü ve ırkçı bir anlayış geçerli değildir ama aynı şekilde Türklüğün çok dışında kalan çok kozmopolit, Türklüğü ihmal eden bir yorum da imparatorluğu açıklamaz.

Ayrıca da Osmanlı'nın hem Türk hem de Roma imparatorluğunu olduğunu belirtiyor. Bunu da şöyle açıklıyor:
Roma imparatorluklarının bir özelliği vardır; bunlar kozmopolit imparatorluklardır. Diller ve dinler halitası halinde yaşarlar ve buralarda esas olan, bir dinin, bir hanedanın hakimiyetidir. Bu imparatorluklarda bir dil hakim olur ve esas olarak orduda da bir dil yaşar. Osmanlı İmparatorluğu bu anlamda Türklerin imparatorluğudur. Komuta dili orduda her zaman için Türkçe olmuştur ve Türkçeye de dikkat edilmiştir. Mahkemelerde de bölgelere göre Arapça kayıt tutulduğu, Rumca, İbranice dilekçe verildiği olur. Tercümanla konuşulur fakat buna rağmen kayıtlar umumiyetle Türkçedir (Osmanlıca) ve demin de arzettiğim gibi kaza silkine mensup insanlar, ilmiyenin bu takımı her şeyden evvel Türkçe bilmekle mükelleftir.

Benim kıt bilgimle, tarihçimizin engin bilgisine güvenerek yazdığım bu konu cidden bayağı ilginç.. Konu hakkında daha çok detaya inmek, araştırma yapmak, okumak gerek belki de (kendi açımdan söylüyorum tabii)...


2 yorum:

Adsız dedi ki...

İlber Ortaylı okumak farz oldu artık, her yerde karşılaşıyorum bu adla. Daha önce hiçbir kitabını okumamış olmam benim ayıbım sanırım. :)

Türkçe dersi dolayısıyla araya bir de Kürk Mantolu Madonna girdi Sabahattin Ali'den, ve ondan önce de henüz okumakta olduğum bir Haldun Taner kitabı var bitirilmesi gereken ve Nazım Hikmet'ten de bir şiir kitabı.

z.y.t.h. dedi ki...

Abi cidden şiddetle tavsiye etmekteyim İlber Ortaylı'nın kitaplarını.. Ben de okumaya yeni başladım sayılır.. Arada kitap repertuarın bayağı zenginmiş:)) Okumak gerek çok:)